Mehmet Gültekin 61. Hejmar / 2:00
100. Yılında Ararat Direnişi

100. Yılında Ararat Direnişi

Ararat direnişi, Kürd tarihine, 20. yüzyılın ilk yarısında kuzey parçasında baş gösteren bir dizi hareketin en örgütlüsü ve uzun sürelisi olarak geçti. Bunun ana nedeni, dönemim tüm Kürd teşkilatlarının birleşerek kurdukları Xoybûn gibi hem ulusal ve hem de uluslararası alanda faaliyet gösteren bir örgütün bu hareketin arkasında olmasıydı. Ağrı direnişinin diğer bir özelliği de, Serhad bölgesinin en büyük aşiretleri olan Celalî, Heyderî, Sîpkî, Zîlan, Hesenî ve Zirkî önderleri ve ҫok sayıda savaşçısının katılımıyla sürdürülmüş olması ve kolektif bir önderliğe sahip olmasıydı. 


Osmanlı devleti döneminde yarı bağımsız olan Kürd beyliklerinin statüsü, 19. yüzyılın ortalarında kaldırılsa da Kürdler bundan sonraki dönemlerde de birbiri ardına gelen savaşlarda Osmanlının yanında yer almış, sonrasında Türkiye Cumhuriyeti‘nin kuruluşuna giden sürece de aktif olarak katılmışlardı. Bu dönemde ilk kırılma Koҫgiri’de gelişen olaylarda yaşansa da Kürd toplumunun özerk bir yapıya kavuşacağı beklentisi devam etmiştir. Ancak 10 Şubat 1922 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Meclisinde kabul edilen ve Kürdlere özerk yönetim hakkı tanıyan kanun, 1924 anayasasıyla tamamen kaldırılarak bir merkezileşme ve inkar politikası yürürlüğe konmuştur. Buna tepki olarak dönemin Kürd örgütleri yoğun bir direniş hazırlığı iҫindeyken (Şeyh Said İsyanı) devlet güҫlerinin bu hareketi erken doǧurma girişimleri sonucu 13 Şubat 1925‘de başlayan isyan hareketi, başlangıçta geniş bir alana yayılsa da 31 Mart’tan itibaren kanlı bir şekilde bastırılmış, önderleri Diyarbekir’de idam edilmişti. 


Tüm bu gelişmeler Kürdistan’ın kuzeyinde yer alan Ararat coğrafyasında da tedirginlikle takip edilmekteydi. Bu arada 4 Mart 1925’de TBMM tarafından kabul edilen ve hükümete geniş yetkiler tanıyan Takriri Sükûn Kanunu ile muhalif parti ve gazeteler kapatılmış, basın üzerinde sıkı denetimler başlamış, sürgün ve hapis cezaları uygulanmıştır. Kürt beyleri, aydınları ve nüfusun bir bölümünün Batı Anadolu’ya zorunlu sürgün edilmesi süreci, 1926 başlarında Ararat coğrafyasında yaşayanların da kapısına dayanmıştır. Başta Saidê Kurdi, Hüseyin Paşa Heyderî ve çocukları, Şeyh Abdulkadir, Sîpkanların önderi Evdulmecît Beg ve oǧlu Halis Bey, Têmirê Şemskî, Seyîd Resûl ve Numan Efendi gibi ҫok sayıda insan aǧır kış koşullarında sürgüne gönderilmişlerdir.


Devamı Kürt Tarihi Dergisi'nin 61. Sayısında

  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?