Üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen, sebebi ve amacı hala tartışma konusu olan Şark İsyanı/Şeyh Said Ayaklanması, araştırılması yasaklanmış, evrakı ileri derecede gizlilik kararıyla kamuoyundan saklanmış bir konudur. Bu sebeple 90 yıl boyunca gizemini korudu. 2011 yılında bir şekilde, yargılamanın yapıldığı Şark İstiklal Mahkemesi evrakına ulaştık. Dört yıl süren transkripsiyon çalışmalarından sonra, 2014 yılında mahkeme kararlarının gerekçe ve hükümlerini içeren kısmını, “Şark İstiklal Mahkemesi Kararları” adıyla iki cilt halinde yayınladık.1 Bizden 4 yıl sonra TBMM, ifşa olan evrakı saklamanın artık faydasız olduğuna karar vermiş olmalı ki; duruşma tutanaklarını da ilave ederek beş cilt halinde yayımladı.
Bizim ulaşamadığımız bazı evraklar da yayınlanıp olayların aslı su yüzüne çıkınca yeni tartışmaları da başladı. Evrak çeşitlendikçe ayaklanmanın amacına yönelik tartışmalar da büyüdü. Şimdi titiz bir çalışma ile konuyu ele alma vaktinin geldiği kanaatindeyim.
Bu düşünce ile tartışmalardan uzak, fakat meseleye ışık tutacak verilerle konuyu sadeleştirerek tetkik etmeye başlayacak, her hâlükârda kararı siz değerli okuyucuya bırakacak şekilde yazılan bu makale; Şark İstiklal Mahkemesi evrakı, devlet yazışmalarını içeren belgeler, hatıratlar, mektuplar ve teyit edilmiş sözlü tarih çalışmaları üzerine inşa edildi.