TAHSİN SEVER 58. Sayı / 5:00
TÜRKÇÜ DEVLET İNŞASINA KÜRTLERDE İLK SİYASAL-ÖRGÜTSEL MUHALEFET ve CIBRANLI HALİT BEY İDAM EDİLİŞLERİNİN YÜZÜNCÜ YILI ANISINA-II

TÜRKÇÜ DEVLET İNŞASINA KÜRTLERDE İLK SİYASAL-ÖRGÜTSEL MUHALEFET ve CIBRANLI HALİT BEY İDAM EDİLİŞLERİNİN YÜZÜNCÜ YILI ANISINA-II

Toplumsal Faaliyetlerden Siyasal Örgütlenmeye Geçiş ve Kürdistan’da İlk Milliyetçi Örgüt: KİC (AZADİ)


Tarih 1920’lere gelindiğinde iki temel sebepten dolayı, yeni bir cemiyet kurma kararı alınır. Birincisi: Dışarda veya İstanbul’da kurulan cemiyetlerle Kürt toplumunu etkilemek, örgütlemek ve harekete geçirmek olanaklı değildir. Toplumun içinde olmanız, topluma dokunmanız ve toplumun hassasiyetlerini dikkate alarak harekete geçmeniz lazım gelir.


İkincisi: Ağırlıkla İstanbul’da kurulan cemiyetler legal alanda faaliyet göstermektedir. Artık Kürt kurumlarının legal faaliyetleri yasaklanmaya başlanmış ve legal çalışma imkanları kalmamıştır. Bu nedenle mevcut cemiyetler içinde yer alan Kürt kadroları yeni bir arayışın içindedirler. Örgütsel-siyasal arayış birçok kadronun yönünü Erzurum’da kurulan yeni ve farklı örgütlenmeye çevirmesine neden olur. Erzurum’da Kürdistan İstiklal Cemiyeti (Azadi)’nin kısa zamanda bir çekim merkezi olmasının birçok nedeni sayılabilir; ancak esas neden ‘farklı’ bakış açısından kaynaklanmaktadır.


Hollandalı akademisyen M. V. Bruinessen Kürdistan İstiklal Cemiyeti’nin, nerede kurulduğunu ve kimler tarafından kurulduğunun yanı sıra, Cemiyetin farkını şöyle analiz eder.


“Daha önceki örgütlemelere göre epey farklı bir örgüt kurulmuştu. Bu Örgütün kadrosunu kent soylular değil (birkaç kişisel etki dışında), deneyimli askerler oluşturuyordu. Merkez İstanbul’da ya da Ankara’da değil, 8. Kolordunun bulunduğu Erzurum’daydı. Merkez yöneticileri: Xalit Bey, II.Abdulhamit’tin Hamidiye orduları için kurduğu okula devam etmişti. Milis kuvvetleri içinde büyük bir saygınlığa sahipti ve düzenli orduda albay rütbesindeydi. Gördüğü şehir eğitiminden olacak, diğerlerine göre daha ulusalcıydı. Yusuf Ziya Bey, Bitlis milletvekiliydi; bu nedenle şüphe çekmeden gezip temaslar kurabiliyordu”


 Kürdistan İstiklal Cemiyet, M. V. Bruinessen’in işaret ettiği gibi daha önce kurulanlardan farklıdır. Kürdistan merkezli, lideri ve çekirdek kadrosunun ordu mensubu ve sahada olmaları, devleti yakından tanımaları, askerlik ve savaş deneyimleri, siyasi-askeri-diplomatik kadrolara sahip olması, Kürt muhafazakâr kesimine hitap edebilme kabiliyetini taşımaları münasebetiyle kurulan diğer Kürt cemiyetlerinde olmayan avantajlara sahiptirler. Bu nedenle İstanbul’daki Kürt cemiyetlerinde yer alan birçok şahsiyet (Seyyid Abdulkadir, Yusuf Ziya Bey, İhsan Nuri Paşa, Hanzade Kemal Fevzi, Ekrem ve Kadri Cemilpaşa, Dr. Fuad vb) zaman içinde Kürdistan İstiklal Cemiyeti saflarında yerlerini alırlar. 1920 yılının son aylarında Halit Bey’in başkanlığında 24 (bazı kaynaklarda 40) Kürt subayının Erzurum’da kurduğu Kürdistan İstiklal Cemiyeti, 1923 yılına kadar örgütsel faaliyetlerini illegal olarak yürütür. Cemiyet, Lozan Anlaşmasının imzalanmasından sonra açık faaliyetlere girişir. KİC’nin, Rus devlet arşivlerindeki belgelerde ‘Erzurum Kürt Komitesi’, İngiliz belgelerinde ‘Milliyetçi Kürt Komitesi’, Fransız belgelerinde ‘Erzurum Milliyetçi Kürt Komitesi’ diye geçtiğini belirtelim.


KİC (Azadi) konusunda araştırmalar yapan, Cemiyetin farkını ve önemini vurgulayan bir başka isim Robert Olson’dur.  Olson, İstanbul dışında kurulan ‘ilk milliyetçi cemiyet’ tabirini kullanır. Şöyle der Olson: 
“Ancak isyan, milliyetçi Kürt cemiyetleri, aşiret reisleri ve şeyhler arasında işbirliğinin mümkün olduğunu göstermiştir. Dahası Kürt milliyetçiliği ve hatta muhtariyet için verilen mücadele vilayetlere kaymıştır ve buradan devam edecekti. Yabancı bir şehirde veya İstanbul’da kurulmuş olmayan ilk milliyetçi Kürt cemiyeti, faaliyetlerine 1921 yıllında Erzurum’da başladı”


Devamı Kürt Tarihi Dergisi'nin 58. Sayısında

  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?