Ocak-Aralık 2025

58. Sayı

Yakın dönem Kürdistan tarihinin en tartışılan figürlerin başında Şeyh Said’in geldiği her­halde tartışmasız. Sadece tek başına Osmanlı imparatorluğunun bakiyesi ciddi bir güce kafa tutma cesareti göstermesi değil, köylü Kürt toplumunun hiç değilse bir bölgesindeki meskûn kesimleri temsil etme kabiliyeti göstererek, bunları cephede bir araya getirebilmesi, giderek yükselen modern Kürt okumuşlarının arasından sıyrılarak, Kürt halkının ulusal taleplerini üstlenmiş olması onun portresini benzersiz kılıyor.
 
Şeyh Said’i ortaya çıkaran tarihsel koşullara bir bakış fırlatmak resmi tamamlamamıza şüphesiz yardımcı olacaktır. Şeyh Said, Kürt İslam’ının kurucusu Mevlana Halit’in vefatından yirmi üç yıl sonra, Mustafa Kemal’in doğumundan otuz bir yıl önce doğmuştur. Kelimenin tam anlamıyla Kürdistan’ın kolonize edildiği, “mükerrer fetih” kutlamalarının tam da içine, yani 1850 yılında doğması şüphesiz hayat hikayesine damgasını vurmuştur. 

Bu koşulların altında çocukluğunun pek de kolay geçmediğini tahmin edebiliriz. Her ne kadar 1850’nin Palu-Harput’un görece müreffeh koşullarında gözlerini hayata açsa da dönem itibariyle bitmek bilmeyen Osmanlı-Rus savaşları serisinin önemli kırılmalarından biri olan Kırım savaşı patlamak üzereydi. Aynı yüzyıl içinde bu üçüncü Osmanlı-Rus savaşıydı ve Kürdistan toplumu savaş atlarının nallarının altında alenen ezilmişti. Sıklıkla kıtlık ve salgın hastalıklar baş göstermişti ve halkın refah düzeyi istikrarlı bir şekilde düşüyordu. 

Ayrıca Osmanlı orduları II. Mahmut’un başlattığı ve Abdülmecit ile devam eden askeri kolonizasyon seferleri vesilesiyle Kürdistan’ın otonom iktidar odakları olan Mirlikleri tarihe gömmüştü. Kürdistan başsız bırakılırken, sahada aşırı şiddetin enkazı ve bütün maddi kaynaklarına el konulan bir toplum gerçeği vardı. Kürt toplumunun geleneksel feodalitesi yerle bir edildiği için çok uzun tarihlerden bu yana süregelen Kürtlerin kendi otorite yönetimi kalmamıştı. Diğer bir deyişle Kürt toplumu ile yabancı bir güç arasındaki aracı otorite ortadan kaldırılmış ve Kürtler ilk kez doğrudan Osmanlı yönetiminin tebaası yapılmıştı. 

ALİŞAN AKPINAR

  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?